Çevirmenin Günlüğü

Tercüme Bürolarının Tıbbi Çeviri Hataları Can Yakıyor…

semantik No Comments

çeviri hataları

Tıbbi çeviri hataları pahalıya mal olabilir.

Selami Ersavaş kendi halinde bir memur. Almanya’da çalışan oğlunu ziyarete gittiğinde orada ağır bir trafik kazası geçiriyor. Trafik kazasından sonra yine Almanya’da bir hastahanede 1 ay süreyle yoğun bakım gördükten sonra yurda dönerek tedavisini burada sürdürüyor. İstanbul’daki hastahane Almanya’daki doktor raporlarının ve yine orada yapılan bazı testlerin Türkçe çevirisine ihtiyaç duyuyor. İnternetten tercüme bürosu arayan Selami Bey’in eşi birkaç tercüme firmasından fiyat aldıktan sonra en ucuz bulduğu firmaya tercümeyi yaptırıyor ve tercüme edilmiş belgeleri hastahaneye teslim ediyor…

Aradan 2 – 3 ay geçtikten sonra Selami Bey’in durumu giderek kötüleşince Almanya’dan verilen raporların çevirisinde çok önemli hatalar yapıldığı ve bu yüzden yanlış tedavi uygulandığı ortaya çıkıyor. Ne yazık ki yanlış tedavinin geri dönüşü olmuyor. Selami Bey halen yatağa mahkum…

Tıbbi çeviri alanında hizmet veren çok sayıda tercüme bürosu var. Bu tercüme bürolarının bir kısmı kalitelerini dünyaca kabul edilmiş standartlar ile belgelemiş olan uluslararası düzeyde iyi kurumlar… Ama yine sektörde öyle firmalar var ki, rekabet şartlarının zorlamasıyla, müşterilere daha düşük fiyat verebilmek için çevirileri, çok ucuza çalıştırdıkları deneyimsiz üniversite öğrencilerine yaptırıyorlar. Çevrilen metinler herhangi bir redaksiyon işleminden de geçmediğinden çeviri hatalarının düzeltilme şansı da olmuyor. Bu durumda çeviri hatalarının oluşma riskini bir hayli yükseltiyor. Düşük fiyata tercüme yaptıran birçok müşteri aldığı riskin farkında olmuyor.

Çalıştığınız çeviri bürosuna ne derece güveniyorsunuz? Çevirileriniz emin ellerde mi?  Çeviri hataları konusunda gerekli kontrolleri yapıyorlar mı? Özellikle tıbbi çeviri söz konusu olduğunda çeviri hataları insan sağlığı ile doğrudan ilişkili olduğundan, çeviri bürosu seçerken çok dikkatli olmalısınız.

anahtar sözcükler
tıbbi çeviri hataları, çeviri hataları, tercüme bürosu

Anlamadığınız cümleyi sakın çevirmeyin!

semantik No Comments

Kaynak dildeki cümleyi hiç anlamıyorsunuz ama diğer taraftan da zaman baskısı altındasınız, çeviriyi bir an önce bitirmeniz gerekiyor. Doğru bir çeviri yapmak yerine tamamen kafanızdan uydurarak bir cümle yazıyorsunuz. Yanlış bir şey varsa arada kaynar gider… Bu tavır günü kurtarsa da  akılcı değildir. Yanlış çevrilen cümleler bir iki kez göze batmasa da bir gün bu mutlaka bir editörden ya da bir okuyucadan döner ve size duyulan güven bir anda yok olur gider. Bir çevirmen arkadaşımın başına böyle bir olay gelmişti. Bir televizyonun kullanma talimatını çevirirken bir cümleyi hiç anlamamasına karşın çeviriyi zamanında teslim edebilmek için tahmine dayalı olarak bir çeviri yapmış. Aradan 3 sene geçtikten sonra bir kullanıcı yanlış çeviriden yakınınca iş dönüp dolaşıp arkadaşıma kadar gelmiş. Bu olaydan sonra çeviri bürosu arkadaşıma iş vermeyi kesti.

Eğer bir cümlenin anlamını kavramamışsanız o cümleyi Türkçeye çevirmekte kesinlikle ısrarcı olmayın. Gereksiz yere risk almayın. Yanlış bir çevirinin hangi sorunları doğuracağını önceden öngörmeniz her zaman mümkün değildir. Peki ne yapmalısınız?

Öncelikle çevirmen olarak cümleyi anlamak için elinizden geleni yapmalısınız. Internette bu konuda bir araştırma yapabilirsiniz. Evet biraz daha fazla zaman kaybedeceksiniz ama sonuçta hem işini doğru yapmış olmanın huzurunu yaşayacak hem de bilginizi derinleştirmiş olacaksınız. Eğer çeviriye yeteri kadar zaman ayırırsanız araştırma için zamanınız olacaktır. Birkaç sene önce uluslararası bir boya firmasının bir tanıtım yazısını Türkçeye çevirdiğimde birkaç cümlede fena takılmıştım. Ne yapsam cümleleri bir türlü anlamlandıramıyordum. Sonra İnternette söz konusu firmanın Türkçe, İngilizce ve Almanca sitelerini ziyaret edince boyalar hakkında birçok yeni şey öğrendim. Ardından bir de rakip firmalarn web sitelerine göz atmak istedim. Rakip firmalardan birinin web sitesinde küçük de olsa sektöre yönelik teknik bir sözlükle dahi karşılaştım. Cümleyi anlamamamın nedeni boyacılık sektöründe kullanılan sektöre özgü bazı terimlerdi ki bunların anlamını öğrendiğimde çeviriyi kolayca bitirebildim. Dahası,  yaptığım çevirinin kalitesi takdirle karşılandığı için zaman içinde o firmadan daha birçok başka iş de aldım.

Anlamadığınız cümleyi bilen bir kişiye de sorabilirsiniz. Eğer çeviri özel uzmanlık gerektiren bir konuda ise, anlaşılmayan cümleyi konuyu sizden daha iyi bilen bir kişiye özellikle de bir meslektaşınıza sormaya çekinmeyin. Başta Proz olmak üzere çevirmenlerin üye olduğu birçok sosyal platformda çevirmenler birbirlerine sorular sorup danışabiliyorlar. Hatta soruyu doğrudan size işi veren kişi ya da şirkete sorabilirsiniz. Bu, onların gözündeki itibarınızı düşürmez tam tersi, işinizi gerekli ciddiyetle yaptığınız ve sorumluluklarınızı yerine getirdiğiniz için daha fazla kredi kazanırsınız.

Peki çevirmen olarak kaynak dile hakim olduğunuzu düşünürseniz bir cümleyi neden anlamıyorsunuz bir de bu soruya yanıt arayalım. Belki de yaptığınız çevirinin konusuna hakim değilsiniz. Bu alanda daha önce hiç çeviri yapmamış iseniz terminoloji bilginiz çok sınırlıdır. Kaynak dili çok iyi bilseniz de size çok yabancı olan bir alanda yazılmış bir metni ya da metindeki bazı cümleleri anlayamamanız son derece normaldir. İdeal durum, yalnızca uzman olduğunuz konularda çeviri yapmanız, yeni bir alanda belirli bir seviyeyi tutturana kadar iş kabul etmemeniz. Nasıl olsa yaparım, bir şekilde altından kalkarım derseniz, yoğun bir stres baskısı altında kalabilir dahası kalite sorunu nedeniyle iş ve itibar kaybına uğrayabiliriniz. Çalıştığınız tercüme büroları size artık uzman olduğunuz konularda bile iş göndermeyebilir.

Bir başka olasılık da anlamadığınız cümlede de bir yanlışlık olmasıdır.  Belki de bir baskı ya da yazım hatası söz konusudur. Belki de cümlede bulunması gereken bazı sözcükler cümleden yanlışlıkla silinmiştir. Yanlış yazılmış, anlamsız bir cümleyi uydurarak ya da anlamını tahmin ederek Türkçe’ye çevirmeye çalışarak daha sonra komik duruma düşen çevirmenlerle de  karşılaştım şimdiye kadar.

Çevirmenlik kolay bir meslek değil. Zihinsel açıdan yorucu olmasının yanısıra zamana karşı yarışmanın getirdiği stres de var. Ancak işinize yeteri kadar özen gösterir, meslek etiğine uygun hareket ederseniz daha çok deneyim kazandıkça işiniz daha kolaylaşır ve daha fazla para kazanabilirsiniz.

Tercüme Fiyatları neden 1000 karakter için veriliyor?

semantik No Comments

1000 karakter

Neden Türkiye’deki tercüme büroları fiyatlandırma için 1.000 karakterlik bir metin sayfasını baz alıyorlar?

Neden Türkiye’deki tercüme büroları fiyatlandırma için 1.000 karakterlik bir metin sayfasını baz alıyorlar? Oysa tüm dünyada fiyatlama yaygın olarak kaynak metindeki sözcük sayısı üzerinden yapılıyor. Belki size tuhaf gelecek ama bunun nedeni 17/7/1964 tarih ve 492 numaralı Harçlar Kanunu. Bu kanunun dördüncü bölüm 135. maddesi bakın ne diyor:

Madde 135 – Harçlar sayfa üzerine hesap edildiği hallerde 20 satır bir sayfa ve 50 harf bir satır itibar olunur. Son sayfa 20 satırdan eksik olsa da bir sayfa sayılır.

Resmi işlemlerdeki sayfa tanımı zamanla tercüme bürolarının kurum ya da kişilere de bu şekilde fiyatlandırma yapmasına yol açmış. Peki 1000 karakter kaç sayfa yapar? Bunu belirleyen birçok faktör var: Metin hangi dilde yazılmış? Metnin konusu ne? Başlık satırları az mı çok mu? Metinde sayısal veriler yer alıyor mu?… Artık herhangi bir metin düzenleyici program kullanarak bir metindeki sözcük sayısını, boşluklu ya da boşluksuz olarak karakter sayısını kolaylıkla görebiliyorsunuz. Türkçe için 130 – 160 sözcük arası bir değer ortalamayı yansıtabilir.

İngilizce’den Türkçe’ye çeviri söz konusu olduğunda Türkçenin eklemeli bir dil olması nedeniyle Türkçeye çevrilmiş metin İngilizcesinden daha kısa olma eğiliminde.  Tercüme büroları fiyatlamayı kaynak dildeki metinin karakter sayısı ya da sözcük sayısı üzerinden yapıyor.

anahtar sözcükler
1000 karakter

Yeminli tercüme ne demek?

semantik No Comments

Yeminli Tercüme

Yeminli tercüme kaynak dildeki yazılı ya da sözlü bir metnin, yeminli tercüman ünvanına sahip kişiler tarafından hedef dile çevrilmesi anlamına gelir. Bu nitelikteki bir çeviri, aslına tam uygun olarak, yani çevirmen tarafından hiçbir yorum katılmadan ve metnin anlamı değiştirilmeden gerçekleştirilmelidir. Yeminli tercümeyi gerçekleştiren tercüman, yemin gerektiren bir çeviriyi bitirdikten sonra çeviri yaptığı belgeye aşağıdaki cümleyi içeren kaşesini vurur:

 “xxxx dilinden yyyyy diline tercüme edilen iş bu tercümenin ibraz edilen zzzzz’nin aslına uygunluğunu onaylarım.”

Bu cümleden sonra yeminli tercüman belgeye adını soyadını yazarak belgeyi imzalar. Tercümanın imzasını taşıyan bu belge daha sonra tercümanın anlaşmalı olduğu noter tarafından onaylanır ve böylece belge resmiyet kazanır. Bazı belgelerde yasal olarak noter onayının bulunması bir zorunluluktur.

Kimler yeminli tercüme yapabilir?

Yeminli tercüman olmak için öncelikle bir noter ile işbirliği yapmak gerekir. Ülkemiz kanunlarına göre, yalnızca noterler, tercümanlar için yemin zaptı düzenleyebilir. Noterler, işlerinin  mali açıdan da resmiyet kazanabilmesi için genellikle tercüme büroları ile çalışmayı tercih etseler de tercüme büroları bünyesinde tam zamanlı olarak çalışan tercümanlara da referans karşılığı yemin zaptı verebilirler.

Peki noterler yeminli tercüman olmak isteyen adaylardan ne isterler?

İstenen belgeler adayların özgeçmişleri ile çeviri yapacakları dil ya da dil çiftleri için yeterlilik belgeleridir. Yani yeminli tercüman adayımız, çeviri yapacağı dilleri bildiğini resmi olarak gösteren ya da kanıtlayan, resmi makamlarca onaylanmış bir diploma, sertifika ya da eşdeğer bir belgeyi notere ibraz etmelidir.

Son yıllarda üniversitelerin “mütercim tercümanlık” bölümlerinin sayısının artması ve bu konuda çalışmaya yönelik daha yoğun bir talebin oluşmasıyla birlikte, noterler artık adaylardan “mütercim tercümanlık” diploması da isteyebilmektedir.

Yeminli tercüman olarak çalışmak isteyen çevirmenlere bir tercüme bürosu ile çalışmalarını tavsiye ediyorum. Bu durumda çeviri bürosu, size yalnızca uzman olduğunuz alanlara ilişkin işleri gönderecektir.

Çevirinin bazı alanlarında çeviri hataları maddi ya da manevi zararlara yol açabilir, hukuki sonuçlara da yol açabilir. Örneğin tıbbi ya da hukuki çeviri alanları çeviri hatalarına karşı çok daha duyarlıdır. Deneyimin çok önemli olduğu bu alanlardaki metinlerin çevrisinin mutlaka bu konularda çok deneyimli çevirmenler tarafından yapılması gerekir. Olası riskleri azaltmak için yeminli tercümeler, çevirmenden ayrı olarak bir başka editör tarafından da kontrol edilmelidir.

Profesyonel, uzman tercüme büroları tarafından yapılan yeminli tercümeler genel olarak kendi konularında uzman olan yeminli tercümanlar tarafından yapılır ve yine aynı konuda uzman olan editörler tarafından okunarak ve gerekirse düzeltmeler yapılarak bir noterin onayına sunulur.

Yeminli tercüme yazılı olarak gerçekleştirilebildiği gibi sözlü olarak da yapılabilir. Örneğin noterlere gelen Türkçe bilmeyen yabancı uyruklu kişilerin bazı hukuki işlemlerinde ya da farklı ülkelerden kişilerin evlilik başvurularına ilişkin prosedürlerde sözlü yeminli tercüme gerekebilir.

anahtar sözcükler
yeminli tercüme

Ben bir kitaba sahibim (!)

semantik No Comments

Ustalık seviyesine yükselmemiş tüm çevirmenlerin ortak olan zayıf taraflarından biri “kelime kelime çeviri” yani İngilizcesiyle “literal translation”.
Mesleğe yeni başlayan çevimen arkadaşlara ilk tavsiyem bu konuda oluyor:
Kelime kelime çeviri yapmayın!
Bunu herkes bilir diyeceksiniz, değil mi? Evet herkes bilir ama az sayıda çevirmen bunu uygular.
Eğer Türkçeye çevirdiğiniz cümle Türkçe gibi durmuyorsa metnin başka bir dilden Türkçeye çevrildiği metne bakar bakmaz anlaşılıyorsa o çeviride birşeyler eksik ya da yanlış demektir. Türkçeye çevrilmiş bir metin Türkçenin ruhuna, tadına tuzuna sahip olmalı.
Çeviri, metni hedef dilde, hedef dilin yapısı, deyimleri, söyleyiş biçimiyle yeniden kurgulamaktır. Çevirmen bunu yapma becerisine sahip değil ise pekala yazılımsal yolla yapılan makine çevirisi de bir yere kadar çevirmenimizin yerini tutar.  Deneyimsiz çevirmenlerin bazen bu konuda beceri geliştirememelerinin bir nedeni de ürkeklik oluyor. Kaynak metne tam olarak sadık kalayım derken kaynak metni Türkçeye değil de sanki başka bir dile dönüştürüyorlar. İyi bir çevirmen olmak istiyorsanız önce cesur olmalısınız! Çevireceğiniz cümle Türkçe kurulmuş olsaydı nasıl olurdu? Temel sorunuz bu olsun.
Çevirilerinizin her yerinde aynı fiilleri kullanmayın. Yerine göre, “bildirin”, “iletin”,  “aktarın”, “söyleyin”, “kaydedin”, “vurgulayın”… Yeri geldiğinde deyimsel yapıları kullanmaya çekinmeyin. Kaynak dilde oluşturduğunuz metinde kaç tane deyimsel ifade var, bir sayın. Hiç mi, yok. O zaman gerçekten birşeyler yanlış…

Necati Ergin

Görmediğiniz İşi Kabul Etmeyin…

semantik No Comments

Size verilmek istenen çeviri işini görmeden işi hemen kabul etmeyin. Metni görmenizde her açıdan fayda vardır. Tercüme bürosunda çalışan proje yöneticileri işlerini her zaman doğru yapmazlar. Bazen size gönderilen iş tanımı yanlışlıklar içerebilir ya da çevrilecek metni iyi anlatmayabilir. Pazarlama metni diye size gönderilen bir metni çevirmeyi kabul ettikten sonra aslında onun tıbbi ağırlıklı bir metin olduğunu şaşkınlıkla farkedebilirsiniz. Ya da İngilizce olduğu söylenen bir metnin 1800’lü yılların İngilizcesiyle yazılmış olduğu sürpriziyle karşılaşabilirsiniz. Başınıza gelebilecek durumlardan biri de kaynak dildeki metnin son derece kötü yazılmış olmasıdır.  Böylesi durumları fark ettiğinizde artık işi reddetmek için çok geç olabilir.

Geçen sene, çalıştığım çeviri bürolarından birinden arayan bir proje yöneticisi İngilizceden Türkçeye 4.000 kelimelik tıbbi bir tercüme işini kabul edip etmeyeceğimi sormuştu. Tıbbi tercümeler ana uzmanlık alanım olduğu için işi hemen kabul etmiştim. İşi teslim etmek için bir hafta sürem olduğundan çeviriyi yapmayı teslimat öncesindeki son iki güne planladım. Çeviriye başlayacağım zaman bir de ne göreyim? Bana gönderilen dosya .doc uzantılı olmasına karşın aslında elle yazılmış bir metin söz konusuydu ve metni yazan kişinin el yazısını okumak çok zor hatta nerdeyse olanaksızdı. Ben işi kabul ettiğimde dosyanın dosyanın .doc uzantılı olduğunu görmüş ancak dosyayı açmamıştım. Bir MsWord dosyası olmasına karşın el dosyada el yazısıyla yazılmış metinlerin resimleri vardı. Oysa işi kabul etmeden önce dosyaya bir göz atsaydım kesinlikle reddederdim.

İşi alıp almama kararını vermek için çevrilecek metni mutlaka görün ve çevirinin süresini ya da kalitesini etkileyebilecek konularda yeterli bilgi edinin. Size dosyalar hangi formatta verilecek ve sizin işi hangi formatta teslim etmeniz gerekiyor? Hangi CAT araçlarını kullanmanız isteniyor? İşin teslimat tarihi nedir?  Bu konularda size yeterli bilgi gönderilmemişse proje yöneticisi ya da proje koordinatörü ile iletişime geçip mutlaka sorularınızı sorun.